A.B.D'de başarıdan başarıya koşan Türk kızı ''Sinem Saniye''

Geçtiğimiz günlerde, Bağımsız Müzik TV kanalında "Are we in love?" parçasıyla, izleyicilerden aldığı oylarla birinci oldu, üstelik bu aldığı ilk ödül değil. Annesiyle üç yaşında ABD'ye yerleşen ve müzik mühendisliği eğitimi alan Sinem'e, bir gün; ilk çalıştığı prodüktör Jimenez “ Sadece deneme amaçlı, içinde Türk esintileri olan bir şarkı yazsana” diye yönlendirmesiyle; Sinem'in öylemesine yazdığı parça "Boom Sheke Nana” iki önemli ödülün sahibi oldu. John Lennon Beste Yarışması'nda 20.000 kişi arasından bu parça seçildi ve 2007 Lennon Ödülü'ne sahip oldu. Ayrıca 2008'de, Billboard Dünya Beste Yarışması'nda 2.cilik kazandı. Sinem Saniye ilk kez Free Magazine okurları için konuştu.
Sevgili Sinem, 2009' un son günlerinde "Are We In Love?" adlı şarkınla, Türkiye'de yeniden gündeme geldin. Öncelikle, bu başarından dolayı seni tebrik ediyorum ve seni Free okuyucularına daha yakından tanıtmak istiyorum. Biraz kendinden, bahseder misin?
New York'ta yaşayan bir Amerikalı -Türk'üm. Müzik, resim, fotoğrafçılık, dans ve tiyatro gibi tüm sanat dallarını seven biriyim. Beste yapıp, şarkı sözü yazmayı çok severim. Boş zamanımda sinemaya gitmeyi ve lezzetli dünya mutfaklarını denemeyi severim.
Free okurlarına, ilk albümün “When I Don't Sleep'den bahseder misin biraz ? “Artık bir albümüm olsun” diye ne zaman karar verdin ve sana bu yolculukta kim(ler) yardımcı oldu ?
Aslında küçüklüğümden beri, kendi albümümün olmasını hep isterdim ama cesaretimi toplayıp yapamadım bir türlü. Sonra Philip A. Jimenez diye bir prodüktor ile tanıştım (daha önce Wheatus diye bir grupta çalan ve prodüktörlüğü yapan müzisyen ) ve bir bakıma beni albüme doğru iten Jimenez'dir, diyebilirim. Onun sayesinde ilk albüm üzerinde çalışmaya başladım ve daha sonra Shakira, Madonna, Ricky Martin , Alicia Keys gibi ünlü müzisyenlerin bazı şarkılarının remixlerini yapmış olan Henri Scars Struck adlı yetenekli bir Fransız prodüktörle devam ettim. Aynı zamanda rahmetli Arif Mardin' in oğlu Joe Mardin'in desteği vardı. O beni Henri ile tanıştırdı ve bu yüzden her üçüne de çok müteşekkirim. Ayrıca Arif Mardin'in kızı Julie Mardin de çok yetenekli bir fotoğrafçı, O da albüm için fotoğraflarımı çekti. Onlar olmasaydı, bu albüm olmazdı.

Gündemde yeni bir klip var mı ?
"I' ll Confide" parçam için klip çekmeyi düşünüyorum, hazırlıklara başladık. Yaz başına çıkarmayı düşünüyoruz. İlk klibim Yalçın Birol sayesinde MTV Türkiye'de yayınlandı ve "I'll Confide" bitince, memnuniyetle yeni klibimizi yine Türkiye ile paylaşacağız.
İnternetten faydalanmayı seviyorsun, sana ulaşmak isteyen dinleyicilerine, hayranlarına buradan sana ulaşacakları ve CD'ni temin edebilecekleri adresler verebilir misin?
Ah, evet, internete bayılıyorum işte. Hayranlarımla sürekli temas halindeyim. Beni her zaman Facebook Fan (www.facebook.com/sinemsaniye) sayfasında bulabilirler. Daha yakından takip etmek isteyenler e mail listeme katılabilir. Ayrıca CD mi ve şarkılarımı MP3 olarak satın almak çok kolay: ABD'deki Amazon.com 'da "Sinem Saniye" diye araştırırsanız bulabilirsiniz parçalarımı.
Türkiye'de konser vermeyi düşünüyor musun?
Elbette ! Yazın geliyorum. 2010 Temmuz ayından itibaren konser vermeyi planlıyorum Türkiye'de. Çok heyecanlıyım. Konser hakkında bilgi almak ve beni daha yakından takip etmek isteyenler email listeme katılsınlar. Konser Tarihleri de web sitemde yayınlanacak: www.sinem.net
Almanya'da doğdun, Amerika'da büyüdün ama Türk olduğunu her fırsatta belirtiyorsun; bence, bu son derece gurur verici bir davranış. Acaba Amerika'da bu durum bir süre sonra kariyerini olumsuz etkileyebilir mi ? Bu konuda ne düşünüyorsun?
Bence kariyeri en çok etkileyen, müziğin kendisi. Müzik iyi olduktan sonra, dinleyiciler diğer detayları düşünmüyorlar. Aslında yaptığın iş ve kalitesi önemli olan. Hangi ülkeden geldiğin ve ya kaç yaşında olduğun fark etmemeli. Mesela Dr. Öz var ve o çok iyi bir doktor olarak tanınıyor. Türk olduğu ve ya olmadığı için değil. Aynı zamanda Amerika'da artık "Amerikalı" diye bir şey kalmadı bence. Dünyanın her bir milletinden geliyorlar ve kariyerleri ile ilerliyebiliyor, iyi yapabildikten sonra. Yurtdışından gelen ve müzikde başarılı olan örnek Colombiya'li Shakira var, İceland'dan Bjork, Ricky Martin, vs. Türkiye'den de gelen neden olmasın?
Türkiye adına uluslararası şarkı yarışmalarına katılmak ister misin? Mesela Eurovision'a Türkiye adına katılmak ister misin?
ABD'de yaşadığım için, benim amacım burdayken, Türkiye'yi burada duyurmak. Benden önce çok güzel parçalar ve Türkiye'nin en iyi sanatçıları zaten Eurovision'a katıldılar ve kazandılar! Demir Demirkan'la , Sertap Erener'in "Everyway That I Can'ı süper bir örnek... Bilemiyorum, zamanlaması iyi olursa, neden olmasin? Büyük bir onur olur.
Uluslararası alanda sesini duyurmak isteyen yetenekli Türk gençlerine buradan neler önerirsin?
Sözlü parça söylemek istiyorlarsa, sözleri İngilizce yazsınlar, yabancı müzik dinlesinler ve en önemlisi kendilerine güvensinler.

Geçtiğimiz aylarda Amerika'nin son günlerde en çok izlenen Dr.Mehmet Öz'ün sağlık programına katıldın. Neler hissettin?
Evet, programına katılmıştım, çok heyecanlıydım, çok güzel ve eğlenceli bir programdı. Çekim günü çok eğlenmiştim. Dr. Mehmet Bey' de çok cici biri. Seyirci olarak tekrar gitmeyi düşünüyorum, hatta bu defa annemi de götürmek istiyorum.
Bildiğim kadarıyla Nükhet Duru'yla da NY'da sahne aldın. Peki Türkiye'de çalışmak istediğin sanatçılar, müzisyenler var mi ? Ya da şöyle sorayım sorumu, Türk müzisyenleri, şarkıcıları takip ediyor musun? Kendine örnek aldığın, tarzını beğendiğin Türk müzisyen(ler) kim ?
Fatma Aldas sayesinde, NY'daki Türk-Amerikan Kadınlar Derneğinin 50 .Yıl Gala'sında konser vermek için davet edilmiştim. Davet ve sahne almak büyük bir onurdu, hem bir Türk-Amerikalı olarak, hem bir kadın, hem de bir müzisyen olarak ve benden sonra aynı sahnede Nükhet Duru konser verdi o gece. Dr. Öz ve eşi 'de gelmişlerdi, çok keyifli bir akşamdı. Türkiye'de tarzım kime benziyor bilemem, o yorumu hayranlarıma bırakayım ama bazen Norah Jones'a benzetiliyorum, Shakira, Nelly Furtado ve Jewel'e benzetenler de var. Türkiye'de olmadığım için' çok yakından takip edemiyorum ama sevdiğim sanatçılardan bir kaç tanesi; Sezen Aksu, Candan Erçetin, Nilüfer, Sertab Erener, Demir Demirkan,Teoman, Öykü Berk ve arkadaşlarım Kenan Doğulu ile Bedük.

Peki seni daha yakından tanımak isteyen hayranlarına, sana ait küçük ipuçları vermeye ne dersin?
Tamam, olur.
Mesela, en çok hangi yemeği seversin? Türk mü, Amerikan yemeği mi?
Türk yemeği olarak sigara böreği, patlıcan salatası, mücver, döner ve mercimek çorbasına bayılırım! Amerika da NY pizzasına deli olurum. O kadar güzel ki, anlatamam. Buraya gelip mutlaka bir dilim yemeniz gerek!
En iyi yapabildiğin yemek hangisi peki ?
Fırında somon yemeği yaparım. Bir kere de ABD'de kutlanan Thanksgiving de (Şükran Gününde) 5 kişiye hindi pişirmiştim! Nasıl olduysa, ilk deneyişimde iyi oldu allahtan, misafirlerimiz de yemeklerime bayılmıştı.
En son okuduğun roman/kitap ?
İnan ki zevk için roman okuyacak hiç vaktim yok, maalesef. Okuduğum kitaplar her zaman müzik ve ya ticaret ile ilgili. En son okuduğum kitap, geçen yaz tatil için Türkiye'ye geldiğimde Bodrum'da havuz kenarında okudugum, müzikle ilgili bir ticaret kitabıydı ve tatilde bitirdim.
Ya en sevdiğin, seni çok etkileyen roman/kitap?
Bu müzik ticareti kitabını gerçekten çok sevdim, o kadar sevdim ki, hatta geçen hafta yazarını bulup tanıştım! (Daylle Deanna Schwartz, "How to Start and Run Your Own Record Label" ) Kitap beni çok etkiledi, müzik kariyerimle ilgili olarak bir çok fikir verdi. Hedefim artik 2010' da bu fikirleri gerçekleştirmek.
Peki "aşk" dersem, neler söylemek istersin ?
Aşk derseniz, ben de "evet" derim. Hayatımda çok değer verdiğim, çok iyi kalpli, olgun, beni daha iyi biri yapan, beni çok mutlu eden biri var. Kendimi çok şanslı hissediyorum.
Kendinde en sevdiğin özellik ?
Hmm.. Sevgi dolu bir insanımdır.
Peki ya en sevmediğin özelliğin?
Ara sıra inatçılığım tutar, mükemmelliyetçiliğimi sevmiyorum ve tenimi çok beyaz buluyorum.
Arkadaşlıklarında en çok neye önem verirsin?
Arkadaşlarım; dürüst, sıcakkanlı olmalı. Benim hakkımda olumsuz düşünmeyen; hem iyi, hem kötü günlerimde destek olanlara, önem veririm.

En çok kullandığın kelime ?
Ok!
Dünyada en çok görmek istediğin ülke?
Bu çok zor bir soru! Afrika'daki ülkeleri görmek isterim. Ne bileyim, Tunus, Cezayir ve daha sonra Japonya, Avustralya. Sadece bir tane seçemem, imkansız.
Burada, “sonsuza kadar” yaşayabilirim dediğin ülke , şehir ?
Öyle bir yere henüz rastlamadım. Belki Avustralya olabilir ve ya bir ada. Önce tatil olarak denemem lazım, sonra yaşam olarak - ve sonsuza kadar -üstelik, düşünürüz.
Herkesin kendine göre bir hayat görüşü var, peki ya senin sloganın nedir?
“Yoldaki çukurları unut, onun yerine çıktığın yolculuğun keyfini çıkarmaya bak”
Sporla ilgilendiğini ve bir dönem futbol oynadığını biliyorum. Türkiye'de ya da dünyada beğendiğin, desteklediğin futbol takımı hangisi?
Doğru, bir takımda orta sağ oynuyordum ve İstanbul'a yazları geldiğim zamanlar, öylesine arkadaşlarla ve komşularla oynuyordum. Şimdi... size bir takım ismi söylesem, bir sürü mutsuz arkadaşım olur, belki de mutsuz hayranlar, onun için bir takım adı vermek istemiyorum. Doğrusu aslında, yurt dışında olduğum için, ben tek bir takım takip etmiyorum. Türkiye'deki tüm takımları destekliyorum.
En çok etkilendiğin film hangisi ?
"Father and Daughter" ("Baba ve Kızı") diye kısa bir film. Film festivalinde görmüştüm. Facebook sayfamda paylaştım, izlemek isteyenler görebilirler.

En sevdiğin koku , Parfümün ?
Çok var; taze çiçek kokusu, odun kokusu, kar kokusu, dergi ve ya kitap kağıdının kokusu, fırından yeni çıkmış ekmek kokusu. Parfümden nefret ederim ve hiç kullanmam. Benim koku hissim çok güçlü olduğu için sevmem. En iyisi güzel (hafif) kokulu bir deodoran sürmek, yeterli bence.
Kendinle özdeşleştirdiğin renk(ler)?
Mavi rengini çok severim, lisedeyken saçlarımı masmaviye boyamıştım. Ruj olarak kırmızı ve pembe sürmeyi çok severim.
Michael Buble'la düet yapmayı istediğini biliyorum. Beraber çalışmayı düşündüğün ve dinlemeyi sevdiğin başka yabancı müzisyenler kimler?
İlk fırsatta Michael Buble beni arasın! Hatta eminim bu röportajı okuyordur ve derhal benimle irtibata geçsin. Ondan başka... bir düşüneyim... Norah Jones'la düet güzel olabilir.
Son olarak Yeni yılda gerçekleşmesini istediğin; ya da yeni yılla ilgili düşüncelerini öğrenebilir miyim ?
Yeni klip çekmek istiyorum. Türkiye'de turneye çıkıp konser vermek istiyorum. Hedeflerim arasında , İstanbul, İzmir, Bodrum, Ankara ve Antalya gibi şehirlere; konser için gelmek var . ABD'de çalmadığım şehirler var, oraları görüp konser vermeye devam etmek istiyorum. Yeni bir albüm çıkarıyorum bu sene inşallah, remixler için, GooseFlesh diye çok yetenekli ve başarılı bir gence remix yapan, iki prodüktörle çalışıyorum. Onların çalışmalarını www.myspace.com/thegooseflesh den dinleyebilirsiniz. Şu an hedeflerim ve çalışmalarım bunlar. Bu arada Web sitemi www.sinem.net Türkçe olarak da hazırlıyoruz. Ayrıca ocak ayı itibariyle , Delta Hava Yolları tüm ABD iç hat uçuşlarında, "A Certain Kind Of Lovely" adlı şarkımı çalmaya başladı. Delta sayesinde, yüz binlerce kişi ilk defa beni dinleyecek. Bu benim için oldukça heyecan verici bir gelişme ama şunu da belirtmek isterim ki; benim için THY'da da müziğimin çalınması çok daha gurur verici olur.
Eminim en kısa zamanda, THY'da da Sinem in şarkılarını dinleyeceğiz. Free Magazine okuyucuları adına çok teşekkür ediyorum. Sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yıl geçirmen dileğiyle...
Size de! Çok teşekkürler...
© Röportaj Pınar Walter
© Fotoğraflar Julie Mardin ,Egemen Bağış ve Cahit Oktay SON YORUMLAR - Henüz yorum yazılmamış -
|